Zonguldak

Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Kdz.Ereğli yakınındaki Baba Burnu'dur. Doğuda Sazköy'den batıda Alaplı ilçe sınırına uzanan 80 kilometrelik kıyı bandında yer alan pek çok doğal plaj (koy) ve kumsal alanlar yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır.

İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Kdz.Ereğli'de Kızılcapınar, Gülünç; Zonguldak Merkezde Kozlu-Ulutan baraj gölleri ve Çatalağzı Dereköy Göleti İlin bilinen yapay gölleridir.

Kızılcapınar Baraj Gölü : Kdz.Ereğli'ye 21 kilometre uzaklıkta Kızılcapınar Köyünde Aydınlar Çayı üzerinde kurulmuştur. 240 ha büyüklüğündeki bu yapay göl, Erdemir (Ereğli Demir Çelik) Fabrikası'nın kullanma suyunu karşılamaktadır.

Gülüç Baraj Gölü : Kdz.Ereğli'ye 4 kilometre uzaklıkta Gülüç mevkiinde Aydınlar Çayı üzerinde kurulan Gülüç Baraj Gölü 127 ha büyüklüğündedir.

Ulutan Baraj Gölü : Zonguldak merkezine 7 kilometre uzaklıkta bulunan Ulutan Barajı, Kozlu ve Üzülmez Derelerinin yan kollarının toplandığı Ulutan mevkiinde kurulmuştur. 114 ha'lık bir su alanını içeren baraj gölü, Zonguldak Metropoliten Belediyeler Birliği'ne bağlı belediyelerin su gereksinimini karşılar.

Dereköy Göleti :Çatalağzı'na 1 kilometre uzaklıkta bulunan bu gölet 20 ha büyüklüğünde olup, Çatalağzı Termik Santrali'nin su ihtiyacı için kurulmuştur.

Zonguldak İli'nin temeli paleozoik yaşlı devoniyen ve karbonifer oluşumlarla kaplıdır. Bu temel jeolojik yapı kuzeyde ve il merkezi çevresinde bozulmuş kıvrılmış, parçalanmıştır. Kırıklar yer yer kuzeydoğu, güneybatı doğrultusunda, kıyıya koşut uzanır. Kıyı şeridinin temelinde karbonifer yaşlı oluşumlar, üzerinde de kretase yaşlı konglomeralarla kaplı bir alan uzanır. Geniş bir alana yayılan kretase yaşlı kalkerler yer yer, karstik oluşumlara (İldeki mağaralar bu karstlaşma evresinde oluşmuştur) yol açmıştır. İlin güney kesimindeki jeolojik yapıda kalker, greli kalker, marn gibi tersiyer yaşlı flişler yeralır.

Kömürün Oluşumu ve Zonguldak Taşkömürü Havzası :


Yerkabuğunun oluşumu zamanında çeşitli bitkilerin sularla sürüklenip milyonlarca yıl (tahmini 395-280 milyon yıl) kumların altında kalarak yavaş yavaş taşlaşması (şist), tabakalaşması, kömürleşmesi (kömür tabakaları arasında çürümelerini tamamlamış ağaç ve bitki/eğrelti otu fosillerine rastlanılmaktadır) sonucunda oluşan kömür yataklarının bulunduğu alan "Taşkömürü Havzası" olarak bilinir.

Doğuda Cide (Kastamonu) batıda Kdz.Ereğli (Zonguldak) arasında yaklaşık 200 kilometrelik kıyı şeridi boyunca 13.350 km²'lik bir alanı kaplayan bu havza, ülkemizin koklaşabilir tek taşkömürü havzasıdır. 1986 yılında yapılan tespitlere göre havzada yaklaşık "1.4 milyar ton" taşkömürü rezervleri bulunmaktadır. İşlenebilir kömür yatakları 1.000- 2000 metre derinlikte olup, günümüzde 550 metreye kadar inilmiştir. Havzanın kendine özgü jeolojik yapısı üretim ve işletme güçlükleri doğurduğundan, kömür damarlarının tümü teknolojik ve ekonomik anlamda işletebilir nitelikte değildir.

Zonguldak yönetsel anlamda Merkez İlçe, Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey ve Kdz.Ereğli İlçelerinden oluşmuştur. İl merkezi ve ilçelerin dışında belediye teşkilatı kurulmuş 21 beldesi ve toplam 372 köyü vardır.

 

Merkez İlçe

 

Merkez ilçe, ilin batısında, 637 kilometrekarelik bir alanda, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Çatalağzı Termik Santralının üretim ve işletme sahalarıyla iç içedir. Karadeniz'de yaklaşık 17 kilometrelik kıyısı olan merkez ilçe, aynı zamanda çevresinde yer alan belde ve köylerin de istihdam, ticaret merkezidir.

Zonguldak, Kozlu, Kilimli ve Çatalağzı'da farklı yerel yönetimler bulunmasına karşın, hem birbirlerine yakınlıkları hem de benzer sorunları yaşamaları nedeniyle, ilgili belediyelerce 1971 yılında Zonguldak Metropoliten Planlama Örgütü kurulmuştur.

Merkez ilçe sınırları içinde kalan toprakların büyük bir bölümü jeolojik yapı, topografik özellikler ve mülkiyetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle yerleşime elverişli değildir. Mevcut yerleşimler doğrudan kömür üretim bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Taşkömürü üretiminin yapıldığı maden ocakları, ağırlıklı olarak merkez ilçe sınırları içinde yer almaktadır.

Merkez ilçe sınırları içinde mağara, orman alanları, trekking alanları, termal kaynak, sahil bandı gibi turizme konu olabilecek büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Gökgöl Mağarası, Harmankaya ve Değirmenağzı Şelaleleri, Göldağı, Ulutan ve Milli Egemenlik orman içi dinlenme alanları, Türkali, Göbü, Kapuz, Ilıksu ve Değirmenağzı plajları özellikle yöre halkının rağbet gösterdiği alanlardır.

Alaplı

 

İlçe topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı'nın denize döküldüğü alanda kurulmuştur.

İlkçağda "Cales" adıyla bilinen Alaplı'nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol' (som altın kolları) adı verilen ilçe, 1326'da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Alaplı Irmağı'nın oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve, fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaş hayvan, kümes hayvanı besiciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel faaliyetler de sürdürülmektedir.

Kocaman ve Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin en önemli turistik çekicilikleridir.

Çaycuma

İlin tarıma en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha önceleri Çarşamba adıyla Devrek'e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe oldu.

 

Buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık, kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.

İlçede, 1970 yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve, süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi bölge halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.

İlçenin en eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion), Filyos Çayı'nın Karadeniz'e döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz'in kuzeyinden getirilen malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu, su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır. Filyos kalesi ve antik tiyatronun restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

Devrek

Doğusunda Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak, güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.

Topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek'te doğal yetişen kızılcık, mantar gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda üretim yapılmaktadır.

Kereste, yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri, salyangoz işleme fabrikaları yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.

Bastonculuk yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.

Yedigöller Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı, orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.

Gökçebey

Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi'ne bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.

İlçe son yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un, çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.

Pamukdüzü, Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir. Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü, yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime Evleri bulunmaktadır.

Kdz.Ereğli

Doğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli, Megaralı ve Boiotialı kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lid, Asur, Med, Makedon, Roma, Bizans, Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Kdz.Ereğli yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960'ta ülkemizin ikinci büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir'in açılmasıyla bir sanayi kenti kimliğine kavuşmuştur.

İlçede antik çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri, su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles'in (Herkül) Kerberus'la savaşımına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.

Kent içindeki parklar, Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.

Plajlar, Doğal Kumsallar

İlin sahip olduğu yaklaşık 80 km'lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Kdz.Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır. Bunlardan, Filyos, Kapuz, Ilıksu, Ereğli Askeri plajı, Ereğli Belediye Plajı, Erdemir Plajı ve Alaplı Belediye Plajı duş, kabin, WC, büfe, ilkyardım gibi ünitelere sahip plajlardır. Bu plajların bazılarında çay bahçesi, lokanta gibi hizmetler de sunulmaktadır.

Kapuz Plajı : Merkez

Ilıksu Plajı : Kozlu Aşağıçayır Köyü Ilıksu Mevkii

Alaplı Belediye Plajı : Alaplı

Kdz.Ereğli Belediye Plajı : Kdz.Ereğli-

Erdemir Plajı : Kdz.Ereğli -

Kdz.Ereğli Askeri Plajı : Merkez - Kdz.Ereğli,

Filyos Plajı : Filyos / Çaycuma

Ayrıca Merkeze bağlı Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu; Kdz.Ereğli'ye bağlı Kireçlik, Armutçuk, Mevreke ve Alaplı'ya bağlı Kocaman doğal plajları en küçük hizmet birimlerine bile sahip olmamakla birlikte, yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır.

Göller

İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Merkezde Ulutan Baraj Gölü (114 ha), Kdz.Ereğli'de Kızılcapınar Baraj Gölü (240 ha) ve Gülüç Baraj Gölü (127 ha), Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti (20 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır. 

Çağlayanlar

Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Kdz.Ereğli'de Güneşli kayalıdere Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır.


 
  Anasayfa     Pansiyonlar     Ücretsiz! Pansiyon Ekle  

Pansiyon Ara Bul Bir Favori Bilişim Hizmetidir
Top