|
Tokat Tokat, Orta Karadeniz Bölgesinin iç kesiminde yer alan, tarihi kültürel ve doğal güzelliklerini koruyarak günümüze kadar taşıyan ender bir Anadolu şehridir. | İlde merkez ilçe dahil 12 ilçenin yanında 65 belde ve 609 köy mevcuttur.2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre il toplam nüfusu 828027 olup, bu nüfusun 113.100'ü merkez ilçede yaşamaktadır. |  |  |  | Tokat ilinin ilçeleri; Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile'dir. |  |  |
|  |
Maşat Höyük | Zile ilçesi Yalınyazı köyünde yer alan Maşat Höyük ören yerinde, 1973 - 1984 yılları arasında yapılan kazılar sonucu ortaya çıkartılan Hitit çivi yazısı ile yazılmış tabletler Tokat tarihini aydınlatan en önemli kaynaklardan biri olmuştur.Bu tabletlerin bir bölümü halen Tokat müzesinde sergilenmektedir. Maşat Höyükte M.,Ö. 3000 yıllarında Eski Tunç Çağı, M.Ö. 2000 yıllarında Hitit çağı, M.Ö. 1000 yıllarında Firig Çağının yaşandığı üç dönem tespit edilmiştir.Ayrıca Höyükte Boğaz Köy Hattuşaş Hitit İmparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayı da bulunmuştur.Kazılarla ortaya çıkartılan Hitit sarayının kerpiç ve taş duvarlardan oluşan mimari kalıntıları hava koşulları nedeni ile günden güne eriyerek kaybolmaktadır. |  | |  |  | | Sebastapolis | | Sulusaray ilçe merkezinde yer alan antik kentin tarihi ilk Tunç çağına kadar uzanmaktadır. Sebastapolis Latince bir kelime olup "Sebasto büyük, ulu, azametli; Polis şehir" Büyük Şehir anlamına gelmektedir. Tokat Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma ve sondaj çalışmaları sonucunda kentin Helenistik Roma ve Bizans Dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezi olduğu anlaşılmıştır.Kentin ana merkezinin sur ile çevrili olduğu görülmüş, sur içerisinde yapılan kazı sonucu bir hamam ve bir kilise ortaya çıkmıştır. İlçenin çeşitli yerlerinde yapılan kazılar sonucu pek çok yapı taşı bulunmuştur.Bazı taşların üzerine insan ve hayvan figürü işlenmiştir.Yine bazı taşların üzerinde de hac işareti bulunmaktadır. Kilisenin tabanı küçük mozaikler kullanılarak süslemeli bir şekilde yapılmıştır. İlçede Helenistik Roma ve Bizans dönemine ait yapı taşlarından oluşturulan açık hava müzesi ve mozaikten insan yüzü figürü bulunan mozaik müzesi ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. |  | |  | | Horoztepe | Erbaa ilçe sınırları içerisinde yer alan Horoztepe de M.Ö. 3000 yılına ait bir mezar ortaya çıkartılmıştır. Bu mezarlıkta madeni ve altın süs eşyaları bulunmuştur. Bu eşyalar arasında en önemli olanı altın ve bronzdan yapılmış çocuğunu emziren kadın heykelciğidir. Bu paha biçilmez eser halen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde teşhir edilmektedir. Daha sonraki yıllarda Horoztepe de yapılan kazılar sonucunda M.Ö. 4000 yıllarına ait bulgular ele geçirilmiştir. Bu bölgede yapılan kaçak kazılar sonucu çıkartılan eserler halen dünyanın değişik müzelerinde sergilenmektedir. |  | | Niksar | Niksar (Neocaeseria) Antik kentin üzerinde bugünkü ilçe merkezi bulunmaktadır. Müze Müdürlüğünün Niksar'da bulunan Harmancık, kültür ve leylekli çeşme mahallerinde yaptığı kazıda ortaya çıkartılan mezar kalıntılarına göre bu şehrin tarihi belirlenmektedir. Niksar Roma ve Bizans Dönemlerinde işgal edilmiş daha sonra Anadolu Selçuklu Döneminde çok önemli bir merkez olmuştur. Ayrıca bir dönemde Danişmend Devletine başkent olmuştur. |  | | Komana | Tokat'ın Roma ve Bizans Dönemindeki yerleşim merkezidir. Günümüzde Gümenek mesire yeri olarak bilinmektedir. 1940'larda yapılan araştırmada Helenistik ve Roma çağlarına ait kalıntılar bulunmuştur. Kentin içinde tapınak ve sarayların bulunduğu anlaşılmaktadır. |  |  |  | | Bolus ( Aktepe Höyüğü ) | | Tokat merkez Çamlıbel kasabası yakınındadır. Bugünkü Köy eski Tunç, Hitit ve Frig Dönemlerini ihtiva eden büyük ölçekli bir höyük üzerindedir. |  | Maşattepe | Almus Baraj Gölünün sular altında bıraktığı geniş düzlüğe hakim tepedir. Yapılan kazılar sonucu ortaya çıkartılan seramikler buranın antik döneme ait bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. |  | | Tokat Kalesi | Şehrin ortasına yakın bir yerde dik ve sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Savunma amaçlı kurulan kale tarihi boyunca önemli kişilerin muhafazası ve hapsi amaçlı kullanılmıştır. Önce Selçuklular daha sonra da Osmanlılar tarafından restorasyonu yapılmıştır. Üzerinde mescid ve levazım depolarıyla kale komutanının evi bulunmaktadır. Kalenin içinden şehre kadar inen Ceylan yolu ismiyle bilinen 362 basamaklı bir merdiven olduğu bilinmektedir. M.S. 5. veya 6. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır. |  |  |  | | Taşhan | 1631 yılında yaptırılan Taşhan büyük bir Osmanlı eseridir. Kuzey Güney konumunda kesme taş ve tuğladan dikdörtgen şeklinde ve iki kat olarak inşa edilen hanın ortasında büyük bir avlu yer almaktadır. 112 odası ve bir mescidi bulunan hanın, her iki katında avluya bakan revaklar bulunmaktadır. Taşhan bulunduğu bölgeye farklı bir güzellik katmaktadır. Tarihi Taşhan'ın yapı özelliği bozulmadan nostalji Kervansaray otele dönüştürme projesi sürdürülmektedir. |  |  |  | | Deveci Hanı | | Takyeciler Camiinin güneyindedir. Kendi haline terk edilmiş han harap durumdadır. İki katlı ve revaklı bir avlusu olan han kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. |  | | |  |  | | Bedesten ve Arasta |
| Takyeciler camiinin doğusundadır. Evliya çelebinin "Sultan çarşısı kadar güzel bir çarşıdır. Halep ve Bursa çarşıları gibi gayet tertipli kurulmuştur." Dediği Bedestenler, İstanbul kapalı çarşısın Bedesten bölümüne çok benzerliği vardır. Tokat valiliğince restore edilerek yazma, bakır ve el sanatları satış yerleri olarak hizmete geçirilmesi projelendirilmiştir. |  |  |  | | Ali Paşa Camii | Şehir merkezindedir. 11. Selim zamanında 1572 yılında yaptırılmıştır.Cami, hamam ve türbeden oluşan külliyedir. Ali Paşanın eşi ve oğlu Mustafa Bey'in türbeleri de camii avlusundadır. 16. Yüzyıl Osmanlı Camii mimarisinin özelliklerini taşıyan ve Mimar Sinan ekolünde yapılan caminin kare olan ana mekanı üzerinde tek kubbesi ve tek minaresi vardır. |  |  |  | | Behzat Camii | | İl merkezinde Behzat çarşısında Behzat çayı yanındadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında hoca Behzat tarafından 1535 yılında yaptırılmıştır. Kesme taştan güzel bir minaresi olan camiinin yanındaki mezar Hacı Behzat'a aittir. |  |  |  | | Ulu Camii | Tokat'ta orijinalliğini en fazla koruyan tarihi eserlerden biri olan Ulu Camii moloz ve kesme taşlardan yapılmıştır.Üst örtüyü taşıyan dörtgen ayak ve ayakları birbirine bağlayan kemer yüzeylerinde orijinal kalem işi süslemeler yer almaktadır. Ahşap üst örtüde kündekari tekniğinde yazılmış ahşap panolar ve yaldızlı boyalı bezemeler muhteşem bir görüntüye sahiptir. |  |  |  | | Takyeciler Camii | Diğer camilere göre değişik üslubu olan Takyeciler Camiinin yapıldığı tarih bilinmemektedir.Camide moloz ve kesme taştan yapılmış mekan ve kolonlar üzerinde 9 kubbe bulunmaktadır. |  |  |  | | Sentimur Türbesi | Moğol emirlerinden Sentimuroğlu Nurettin'e aittir. 1314 yılında yapılan Türbe, kesme taştan kare mekan üzerine tuğla ile örülmüş sekizgen, yıldız planlı tromolu bir külahla örtülüdür. Doğu yönündeki penceresi barok karakterli olup renkli taşlarla işlenmiştir. Türbe içerisinde Sentimuroğlu Nurettin'in kabri bulunmaktadır. |  |  |  | | Ali Tusi Türbesi | 1233 yılında Selçuklu devlet adamı Ali El Tusi kendisi için yaptırmıştır. Mekan dört köşe olup üzerine sekiz köşeli tromplu yüksek bir kubbe oluşturulmuştur. Güney cephesinde mozaik çini kaplı sivri kemer alınlıklı iki dikdörtgen pencere yer alır. | 
| Ballıca Mağarası | Doğanın gizemli gücünün en büyük örneği olan Ballıca Mağarası, Pazar ilçesinden Akdağ'ın doruğuna kıvrım kıvrım uzanan yolun 8. km. sinde yer almaktadır. 680 metre boyu, 94 metre yüksekliği, mağara içindeki sarkıt, dikit, sütun, duvar ve örgü damlataşları, Mağara gülleri ve iğneleri, damlataş havuzları ve soğan sarkıtlarıyla dünyanın oluşum yönünden en zengin ve en güzel mağaralarından biri kabul edilen Ballıca mağarası , gezenlerini büyülemektedir. Hele mağaranın ziyarete kapalı yerlerinin gezilen yerlerinden daha fazla olduğunu görenlerin şaşkınlığı bir inanılmazlığın ifadesi olmaktadır. Yaz kış mağara içerisindeki sıcaklığın 18 19 derece olması da insanı hayrete düşüren bir başka olaydır. 1080 metre rakım yükseklikteki mağara girişi yanında Valiliğimizce yaptırılan tamamen doğayla uyum içerisindeki ahşap kafeterya ve dinlenme tesislerinde yayık ayranla çökelekli yemek mutluluğun ta kendisidir | | | Mağara (KD-GB(l)) ve KB-GD (2)) Kuzeydoğu-Güneybatı(l) ve Kuzeybatı- Güneydoğu(2) istikametine yönelen iki ana galeriyi ve bu galerilere açılan oda ve salonları kapsar.2.Kattaki galerinin normal fay serilerine bağlı olarak kademe kademe seviyesi azalırken 1.Galeri taş damlalı bir zeminden oluşur.Mağaradaki düşmüş bloklar bölgesel depremler sonucu kırılmış olabilir, l .Galeride sarkıtlar, dikitler, kolonlar, sarkan taşlar, perdeler, makarna biçimli sarkıtlar, damlataşları, havuzlar ve mağara incileri bulunur.Bütün bu mağara oluşumu tipleri ve (benzersiz dikitlerle) 6.5 metrelik bir sarkıtı da kapsayan birçok farklı çeşitteki sarkıt şekilleri 2.Galeride de bulunur. | | | Arka arkaya oluşan karstik ve tektonik depremlerin mağarayı bütünüyle etkilediğine dair kanıtlar bulunmuştur.En belirgin bulgular ise: | | | a) Mağara içerisinde sızıntı sulardan kaynaklandığına inanılan yüzeysel travertenlerin varlığı b) Fay boyunca devam eden mağara girişi c) Mağaradaki düşmüş bloklar d) Kalm sütunlardaki yatay kırık izleri e)Uzun zamandır Çöküntü Salonu seviyesinde kalan yeraltı suyu ve duvar içlerindeki görülebilen yatay çizgilerin işaret ettiği ikincil maden oluşumları f)Yeni Salonun aşağı bölümlerindeki serbest sarkıtlar ve uzun dikitlerdir. | | | Ballıca mağarası büyük bir olasılıkla 3.4 milyon yıl önce oluşmaya başlamış ve bölgesel iklim şartlarına bağlı olarak son zamanlara kadar gelişimini devam ettirmiştir. | | | | Mağaranın Bulunduğu Yer | Ballıca Mağarası, Tokat'ın 26 km. güneybatısında bulunan Pazar ilçesinin 7 km. güneydoğusundadır. (İlişik yer krokisine bakınız.) Tokat-Mağara arası 33 km.'dir. | | | | |  | | |  | | Zimav Gölü | Reşadiye ilçesinin Yolüstü (Meğedün) Köyüne 3 Km uzaklıktadır. Gölün suları tatlıdır. Göl bir dere ve küçük sularla beslenir. Ortalama 1.5 Km2 alana sahiptir. Gideğeninden (Gölyalağından) boşalan sular Kelkit Çayına ulaşır. Kenarlarında bataklık yerler yoktur. Ortalama derinlik 10- 15 M. civarındadır. Etrafı korunmaya alınmış orman alanıdır. Gölde kızılkanat denilen çok lezzetli bir tatlısu balık türü yaşamaktadır. | 
|  |  | | | | Kaz Gölü | Tamamına yakını sazlıklarla kaplı olan Kaz gölünün kıyısında akşam güneşinin batışını seyretmek yeter de artar bile. Saksağan, akleylek, angıt, alaca balıkçıl, akkuyruk, sallayan, gri balıkçıl, su tavuğu, sakarmeke, elmabaş, karnışcın, karatavuk, küçük batağan gibi onlarca çeşit kuşu barındıran Kaz gölünde sazlar arasında ilkel sallarla gezinti yapmanın heyecanını yaşamak apayrı bir zevktir. Orman Bakanlığınca Kaz Gölü Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak tefrik edilerek avlanma yasaklandıktan sonra kuş türleri artmıştır. |  |  |  | | Reşadiye Kaplıcaları | Çıktığı noktadaki sıcaklığı 48- 49 derece olan kaplıca suyu felçli hastalara, böbrek hastalıklarına, kireçlenmelere ve romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Son derece modern, otel, villa, apart otel, bungalov evleri, yüzme havuzlar, sosyal ve spor tesisleri ile hizmet veren kaplıcalara önceden rezervasyon yapılmaktadır. Yeni yapılan tesisleriyle Reşadiye Kaplıcaları bölgede Termal merkez konumundadır. |
|
|