Manisa

Batı Anadolu'da Spil Dağı ile Gediz Nehri arasında yer alan Manisa, Ege Bölgesinin ulaşım bakımından önemli bir noktasında bulunan zirai, ticari ve sanayi açıdan gelişmiş bir kentimizdir. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına inen ilde Hitit, Frig, Lidya, Makedon, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarına ait izler bulunmaktadır. Tarih boyunca kültür ve sanatın yoğunlaştığı, ticaret yollarının geçtiği Manisa, kültürel ve doğal zenginlikleri ile ilgi çekici tatil olanakları sunmaktadır.

Kültür Turizmi

Karayolu ve demiryolu bakımından ulaşılması kolay bir noktada bulunan Manisa, tarihi, doğal ve folklorik değerler bakımından zengin bir ilimizdir. Yöredeki kalıntılardan, antik çağdan bu yana önemli yerleşimlere sahne olduğu, Sardes Kenti’nin Lidya Devleti’ne başkentlik yaptığı,Thyateira, Philadelphia ve Sardes’in Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde önemli dini merkezler olduğu bilinmektedir. Bu dini ilk benimseyen kentlerden biri olan Magnesia ise Bizans döneminde önemli piskoposluk merkezlerinden biri olmuştur. Saruhan Beyliği’nin başkenti olan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de idari bir merkez olarak önemini koruyan ve uzun bir süre şehzadeler tarafından yönetilen Manisa’da, bu dönemlere ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Manisa merkez, Saruhanlı ve Osmanlı dönemi eserleri bakımından zengindir.Yine Kula kentsel sit alanı, klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Bu eserler kültür turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturmanın yanı sıra, araştırmacı ve yazarlar için de zengin bir kaynak teşkil etmektedir.

Kara Sporları

Avcılık: Manisa İli yaban hayatı bakımından zengin bir bölgedir. İlde Orman Bakanlığı’nca tesis edilmiş av koruma ve üretme alanları mevcuttur. Marmara Gölü ile Demirköprü, Avşar ve Sevişler baraj göllerinde ise yıllardır su ürünleri avcılığı yapılmaktadır. Ancak ildeki av imkanlarının örgütlü bir biçimde, turizm amaçlı kullanıldığı söylenemez.

Yöredeki yaygın av türü kara avcılığıdır. Keklik, ördek ve tavşan avcılığının yanı sıra yabandomuzu ve bıldırcın avcılığı da görülmektedir.

Atıcılık: Spil dağı eteklerinde bulunan Mevlevihane’den orman içinde yapılacak kısa bir yürüyüşle veya araçla da Trap-Skeet Atış alanına ulaşılmaktadır.

Trekking, Dağcılık: Spil Dağı, rekreasyon özelliğinin yanı sıra klimatizm, trekking, dağcılık sporları için uygun bir alan oluşturmaktadır.

Su Sporları

Olta Balıkçılığı: Su ürünleri avcılığının yapıldığı Marmara Gölü ile Avşar, Demirköprü ve Sevişler baraj göllerinde, üretim doğal yolla olduğu gibi, balıklandırma tabir edilen yavru balık atılması yoluyla da gerçekleşmektedir. Demirköprü ve Sevişler baraj göllerinde alabalık ve aynalı sazan üretimine dönük kafes balıkçılığı da yapılmaktadır. İlde Demirköprü ve Sevişler’de birer, Gölmarmara ve Avşar’da ikişer olmak üzere, toplam 6 adet su ürünleri kooperatifi bulunmaktadır.

Bu alanların hemen hepsinde görülen hakim tür sazandır. Sazanın yanısıra Demirköprü’de levrek, Marmara Gölü’nde yayın ve yılanbalığı görülmektedir. Ayrıca Demirköprü Barajı ile Marmara Gölü’nden kerevit çıkmaktadır.

Anılan alanlarda hafta sonları ve resmi tatillerde amatör balıkçılık yapılabilmektedir.

Hava Sporları

Yamaç Paraşütü: Yüksekliği 1517 m’ye varan, Manisa’nın hemen güneyindeki Spil Dağı kuzey yamaçlarının, çeşitli yüksekliklerde, yamaç paraşütüne imkan veren bir yapısı vardır. Bu özelliği ile her seviyeden sporcu için, yamaç paraşütüne uygun bir alan oluşturmaktadır. Hakim rüzgarın kuzeydoğu olduğu bölgede yeni başlayanlar için ideal olan Kırtık Mevkii 170 m yüksekliktedir. Biraz yukarısında, uçuş için düzenlenmiş bir alana sahip 300 m yüksekliğinde bir yer daha bulunmaktadır. Sultan Yaylası yolu üzerinde de, yol kenarında İlimiz Valiliği’nce tesviye edilmiş 400 m yüksekliğinde bir alan mevcuttur. 750 m yükseklikteki Seyirtepe ve 1250 m yükseklikteki Karlık Mevkii’nden de iniş alternatifli olmak üzere, şehir manzaralı uçuşlar gerçekleştirilebilmektedir. 1517 m yükseklikteki Yangın Kulesi alanından da Manisa ve Turgutlu istikametine daha uzun uçuşlar yapılabilmektedir.

Spil Dağı’nın bu spor için oluşturduğu elverişli ortam, Manisalı sporcuları harekete geçirmiş ve 2002 yılında “ Manisa Havacılık Topluluğu” adı altında bir klüp oluşturma çalışmalarına başlanmıştır.

Manisa Havacılık Topluluğu’nun, yamaç paraşütünün yanı sıra uçak (mikro line) ve model uçak gibi çalışmaları da bulunmaktadır. Manisa dışından gelen sporculara bu klüp yardımcı olmaktadır.

 

Sağlık Turizmi

Manisa ; Kurşunlu, Sart, Urganlı, Emir, Saraycık, Hisar, Menteşe Kaplıcaları ve Alaşehir, Salihli, Kula maden suları ile şifalı sular bakımından da zengin bir ilimizdir. Bu kaynakların çoğu antik çağdan beri faydaları bilinen ve yararlanılan kaynaklardır.

Kültür Turizmi

Karayolu ve demiryolu bakımından ulaşılması kolay bir noktada bulunan Manisa, tarihi, doğal ve folklorik değerler bakımından zengin bir ilimizdir. Yöredeki kalıntılardan, antik çağdan bu yana önemli yerleşimlere sahne olduğu, Sardes Kenti’nin Lidya Devleti’ne başkentlik yaptığı,Thyateira, Philadelphia ve Sardes’in Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde önemli dini merkezler olduğu bilinmektedir. Bu dini ilk benimseyen kentlerden biri olan Magnesia ise Bizans döneminde önemli piskoposluk merkezlerinden biri olmuştur. Saruhan Beyliği’nin başkenti olan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de idari bir merkez olarak önemini koruyan ve uzun bir süre şehzadeler tarafından yönetilen Manisa’da, bu dönemlere ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Manisa merkez, Saruhanlı ve Osmanlı dönemi eserleri bakımından zengindir.Yine Kula kentsel sit alanı, klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Bu eserler kültür turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturmanın yanı sıra, araştırmacı ve yazarlar için de zengin bir kaynak teşkil etmektedir

Kaleler

Manisa Kalesi: (Manisa-Merkez)
Manisa’nın hemen güneyindeki Spil Dağı’nın kuzey yamaçlarında kalıntıları görülen kale dış kale ve iç kale olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Yapım tarihi bilinmemekle beraber 13. yüzyıl başlarına tarihlenebilir. Kale Bizans mimarisinin genel özelliği olan tuğla hatıllı moloz taş örgü tekniği ile yapılmıştır.

Dış kale : 4.5 km olan ve 13 kule ile tahkim edilen dış kalenin yedi kapısından ikisine ait kalıntılara ulaşılmıştır.

İç kale : Beşgen bir plana sahip olduğu için “Sandık Kale” olarak adlandırılmıştır. Surları yedi kule ile tahkim edilmiştir. Girişi güney yönündeki dar bir kapıdan sağlanmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bulunduğundan söz ettiği otuz ev, ambarlar, iki sarnıç ve camiden günümüze ancak sarnıç kalıntıları ulaşmıştır.


Yoğurtçu Kalesi: (Manisa-Merkez)

Manisa merkeze 20 km kadar uzaklıkta, Uzunburun Köyü yakınlarındadır. Gediz Vadisi’ne hakim bir konumda bulunan kalenin 12.yüzyıl sonları veya 13.yüzyıl başlarında yapılmış olması muhtemeldir.

Kuzey cephesi sarp kayalık üzerine oturmuş olan, karemsi planlı iç kale doğu, batı ve güney yönlerinde bir dış surla çevrilmiş ve dış sur belirli aralıklarla kulelerle tahkim edilmiştir. Güney cephede belirgin olan dış surun doğu ve batı bölümleri yıkılmıştır. Kuzeyden bakıldığında oldukça sağlam ve etkileyici bir görünüme sahip olan iç kaledeki mekanların büyük bir kısmı yıkık durumdadır..

Halk arasında “Yoğurtçu Kalesi” adıyla anılmaktadır. Kalede henüz kazı çalışmaları yapılmamıştır

 

 
  Anasayfa     Pansiyonlar     Ücretsiz! Pansiyon Ekle  

Pansiyon Ara Bul Bir Favori Bilişim Hizmetidir
Top