|
İçel
Türkiye’nin 81 ilinden 33 kod numarasıyla anılan, yüzölçümü yaklaşık 16.000 km2. ve 2007 yılı nüfus sayımına göre toplam 1.602.908 kişilik nüfusa sahip olan ve eski adı İÇEL olan MERSİN ili doğusunda Adana, batısında Antalya, kuzeyinde Niğde, Konya ve Karaman illeri, güneyinde ise Akdeniz ile çevrili olup, Taşlık Kilikya’nın tümünü ve Ovalık Kilikya’nın Berdan Çayı havzasını kaplar. Kuzeyden Toros dağlarının en yüksek tepelerine kadar uzanan yaylaları içine alıp, doğu Akdeniz boyunca güney batıya doğru uzanır. Dağlık alanlar kratase, eosen, miosen ve pliosen tortularından ibaret kireç taşı tabakalarından, ovalar ise IV.zamanda başlamış olan alüvyon birikmesiyle oluşmuştur. İldeki Toros Dağları genç dağlardır. Toroslar'ın Mersin bölümünde kalan kısmı Bolkar Dağları adını alır. Bolkarların en yüksek yeri 3524 metre ile Medetsiz Tepesi’dir. Orta Toroslar'ın geçit verebilen yeri Gülek Boğazıdır(1050 m.). İkinci önemli geçit ise Mut ilçesi yakınlarındaki Sertavul Geçidi’dir. İl’de birkaç set gölünden başka göl yoktur. Silifke’deki Akgöl, Keklik Gölü ve Paradeniz gölleri deniz bağlantılı olduklarından suları tuzlu olup, bol balık yaşamaktadır.
Bitki örtüsü genellikle Akdeniz iklimine uyum sağlayan maki’dir. Defne, Yabani Zeytin, Keçi Boynuzu, Mersin, Zakkum, Böğürtlen ve Kuşburnu’dur. 100-1000 m. arasında Meşe, 100-1200 m. arasında Kızılçam, 1500 m. Karaçam ve 2000 m. yüksekliklerde Sedir ve Ardıç Ağaçları yer alır.
Turistik bir il olan MERSİN’E bağlı ilçeler şunlardır: Akdeniz, Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Gülnar, Erdemli, Mezitli, Mut, Silifke, Tarsus , Toroslar ve Yenişehir'dir.
Mersin’in akarsuları Deliçay, Efrenk Deresi (Müftü), Tece Deresi ile batıda Lamas çayı ile Mezitli çayından ibarettir. Anamur’da Dragon Çayı, Tarsus’ta Berdan Çayı, ve tarihe tanıklık etmiş olan Silifke’de Göksu Nehri ilin önemli akarsularındandır. İl, deniz-kum-güneş üçlemesinin dışına çıkarak, alternatif turizm çeşitlerini sunmaktadır. İnanç , Yayla, Trekking, Rafting, Yamaç paraşütü, Su sporları, Kayak, Dağcılık gibi. Dağlara çıkıldıkça farklı iklimler yaşanmakla beraber, kıyı şeridinde tipik Akdeniz iklimi hüküm sürer; yani yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. İlin yaklaşık 108 km. uzunluğunda kumsal plajları vardır.
Adana’dan 69 km.,Antalya’dan 487 km. ve Konya’dan 348 km. uzaklıkta olan Mersin merkezi yeni ve modern bir liman şehridir.Büyük kentlerle demiryolu ve karayollarıyla ulaşım yapılırken, yabancı limanlarla da gemi seferleriyle bağlantılıdır. Yıl boyunca Mersin ile Gazimagosa arasında düzenli feribot seferleri vardır. Mersin’in modern bir kent olması nedeniyle, turistler burada kalmakta ve Mersin’i Kapadokya, Güney doğu Anadolu Batı Akdeniz ve Kıbrısa, geçiş merkezi olarak seçmektedirler.
Mersin, ticaret ve ekonomi alanlarında olduğu kadar turizmde de son yıllarda olumlu atılımlar yapmıştır. Nitekim “Kardeş Kent” sayısının artması Dünya Uluslarının Mersin’e olan yakın ilgilerini göstermektedir.
Mersin kentinin merkez sınırlarını, doğuda Tırmıl Tepe, Batıda Yumuktepe Höyükleri oluşturmaktadır. Bu Höyükler , Mersin kurulmadan çok önceleri Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde, bu alanda yerleşimlerinin olduğunu kanıtlamaktadır. J.Garstang tarafından Yumuktepe’de yapılan kazılar sonucunda en yoğun yerleşimin Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde olduğu ortaya çıksa da 1993 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları , bu yerleşik düzenin Arap istilaları ve Bizans döneminde de devam ettiğini göstermiştir.
Antik dönemde ise Mersin’in deniz kıyısında bir yerleşim yeri olduğunu gösteren veriler vardır. C. Texier Mersin’in antik Zephyrium Kenti olduğunu yazmaktadır. Halkevi civarındaki temel kazılarında ve Çavuşlu Mahallesinde ele geçen rastlantısal buluntular kentin tarihini Antik döneme kadar götürmektedir. Antik kente ait harabeler XIX. Yüzyılda Mersin’e gelen seyyahlar tarafından da gözlenmiştir. Ortaçağda Mersin hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Bu dönemde özellikle Tarsus’un önemli bir merkez olduğu bilinmektedir. Hıristiyanlığın hac kentlerinden biri olan bu kent, Müslüman Araplar ile Bizanslar arasında sık sık el değiştirmiştir.
Anadolu Selçuklu Döneminde de varlığını sürdüren kentin yakınında “ Mersin “ isminde bir yerleşimden XIX. yüzyıl seyyahlarına gelene kadar bahsedilmemektedir.
Mersin Yumuktepe ve Zephyrium yerleşmelerine rağmen, ancak 19. Yüzyıl ortalarında gelişme sürecine girmiş ve İçel İli’nin merkezi olmuştur. Kaynaklarda, Mersin adının Mersin oğulları aşiretinden veya yörede bol miktarda yetişen Mersin ağacından geldiği yazılmaktadır.
150 yıllık geçmişinde buralarda , farklı dinlere , kültürlere ve etnik topluluklara mensup insanların yaşaması, toplumsal kaynaşmanın gerçekleştiğini ve bunun devam ettiğini göstermektedir. 1886’ da Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya gibi bir çok ülkenin konsolosluklarının bulunduğu önemli bir liman kenti olmuştur. I. Dünya savaşından sonra Mersin’in sosyo-ekonomik yapısında önemli değişiklikler olmuş ve ekonomik dinamizmini kaybetmiştir.
Mersin şimdi ikinci hızlı kentleşmesini yaşamaktadır. Modern limanı, Serbest bölgesi, Büyük Sanayi ve Ticari Kuruluşları ile hızla gelişmekte olan bir İl’dir. Çok sayıda Antik örenyerleri, denizi , Narenciye bahçeleri ile çevrili yeşil doğası ve kültürel etkinlikleri ile büyük bir kültür ve turizm potansiyeline sahiptir. YEDİ UYURLAR(ESHAB-I KEFH) MAĞARASI Tarsus ilçesinin kuzey-batısında,14 km. uzaklıkta yer alan Dedeler Köyündedir. Eshabı Kehf mağarası, Hıristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilir. Mağara dört köşe olarak kayadan oyulmuştur ve 1520 basamakla girilir. Mağaranın üstünde 1873 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan camiye sonradan üç şerefeli bir de minare eklenmiştir. Kuran-ı Kerim'de Kehf Suresinde sözü edilen mağara Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılmaktadır.
Tarsus, Romalılar döneminde önemli bir hadiseye sahne olmuştur. Kuran-ı Kerim'de Eshab-ı Kehf olarak bilinen, yani yaşadıkları dönemde Rum Hükümdarlarından Dakyanus'un zulmüne maruz kalan ve Allaha olan inançlarının gereğini yapabilmek için Tarsus şehrinden kaçıp Bencülüs Dağındaki mağarada 309 yıl uyuyan ancak bir takip sonucu yine o mağarada sır olan 7 arkadaşın ve köpeklerinin hikayesidir. Kuran-ı Kerimde geçen, fakat kesin tarihi bilinmemekle birlikte rivayetlerden ve tarihi olaylardan elde edilen bilgilere göre M.S. 250 yıllarında olduğu kabul edilen hadisenin olay yeri olan o zamanki Tarsus şehrinin Rum Hükümdarlarından Dakyanus, halkına zulüm yapmakla birlikte putlara tapınmaları için baskı yapıyordu.Tek tanrıya tapmayı kabul eden bir gurup gence süre veren hükümdar putlara tapmazsanız kafalarınızı keserim diye tehditte bulunmuştu.Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adındaki yedi genç hükümdarın öldürme korkusundan Bencülüs Dağındaki bu mağaraya kaçıp saklanmışlardır. Ancak ayetlerde de belirtildiği gibi gençler bu mağarada 309 yıl boyunca uyuyakalmışlardır. Daha sonra uyanan gençlerden biri şehre yiyecek almaya gitmiş, ancak elindeki zamanı geçmiş para yüzünden şehirden kaçarak tekrar mağaraya sığınmıştır. Peşinden yakalamak için gelenler mağaraya girdiklerinde içeride kimseyi görememişlerdir. Bugün Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılan mağara duvarlarında yedi genci ve köpekleri Kıtmir'i temsil eden şekiller bulunmaktadır. Mağara ve çevresinde çevre düzenlemesi yapılmış ve ibadete açık olarak bir camii inşa edilmiş olup yoğun ziyaretçi akınına uğramaktadır.
CENNET ÇÖKÜĞÜ MAĞARASI Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde yer almaktadır. Bir yeraltı deresinin yol açtığı kimyasal erozyonla tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimindeki ağız kısmı çapları 250 m ve 110 m olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanının güney ucunda 200 m uzunluğunda ve en derin noktası 135 m olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki 4 satırlık kitabede, bu kilisenin V.yy'da Paulus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana'ya ithaf en yaptırılmış olduğu yazılmaktadır.
Cennet çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir. Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonraki mağaranın bitim noktasında mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur. CEHENNEM ÇUKURU Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde Cennet Çöküğü ile yan yana bulunmaktadır.
Cennet çöküğünün 75 m kuzeyindeki Cehennem çukuru da Cennet çöküğü gibi oluşmuştur. Ağız çember çapları 50 m ve 75 m, derinliği 128 metredir. Kenarları içbükey olduğu için içerisine inmek mümkün olmamaktadır.
Mitolojiye göre Zeus, alevler kusan yüz başlı ejderha Typhon'u buradaki bir kavgada yendikten sonra, onu Etna Yanardağı'nın altına sonsuza dek kapatmadan önce bir süre Cehennem çukurunda hapsetmiştir.
ASTIM MAĞARASI Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde Cennet çöküğünün 300 m güneybatısındadır. İçine helezonik demir bir merdivenle inilir. Birbirine bağlantılı, toplam uzunluğu 200 metreyi bulan galeriler çok ilginç şekilli dev sarkıt ve dikitlerle süslüdür. İçi ışıklandırılmış olup, mağaranın astımlılara iyi geldiğine inanıldığı ve içinde dilek tutulduğu için Astım - Dilek Mağarası denmiştir. Mağarada sıcaklık ortalaması 15 derece santigrat olup, nem oranı yazın %85, kışın %95'e ulaşır. Cennet ve Cehennem çökükleri ile Astım Mağarası çevresindeki ağaç ve çalı dallarına burayı ziyarete gelenler dilek dileyip bez parçası bağlarlar KÖŞEKBÜKÜ MAĞARASI Anamur ilçesi Ovabaşı Köyündedir. İlçe Merkezine 9 km. uzaklıktadır. 20.000 yıllık bir geçmişe sahip olan mağara 500 m2.lik bir alana oturmuştur. Çevrede oturanların inanışına ve tecrübelerine dayanılarak elde edilen bilgiler bu mağaranın astım hastalarına iyi geldiği söylenmektedir. Bu konuda belli bir program içinde ve her defasında 4'er saatlik süreler içinde kalmak şartıyla astımlı hastaların şifa bulduğu bilinir. Mağarada nem oranı % 80, hava basıncı 762 milibar ve sıcaklık 18 derecedir. Mağara 3 bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümün adı Huzur, ikinci bölümün adı Şifa, üçüncü bölümün adı ise Dilek'tir.
ÇALTI MAĞARASI Bozyazı ilçesi Lenger Köyündedir. Lenger Köyü 3 ayrı mahalleden oluşup, Bozyazı ilçesine 40 km uzaklıktadır. Çevresi dağlarla çevrili yemyeşil ormanlık alan içerisinde bulunan Çaltı Mağarası 1200 mt. rakımlıdır. Uzunluğu ve genişliği çok büyüktür. Çok derin olan ve uzunluğunun tespit edilmesi güç olan mağaranın yanlarında, tavanında dikitler, sarkıtlar ve çok yönlü resimler mevcut olup, içerisinde insanı dinlendiren hoş bir hava vardır. EKİZİN DÜDENİ MAĞARASI Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Kızılisalı Mah. Gökören Mevkiindedir. Mersin-Antalya karayolunun Kızılisalı Mah.'ne ayrılan asfalt tali yolun 8. Km.sinden itibaren 2 km. Batıya gidilerek ulaşılır. 5-6 metre çapında, 135 metre derinliğinde dik bir düdendir. SUMAKLI DÜDEN MAĞARASI Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mah. Sumaklı Mevkiinde yer alır.Mersin-Antalya karayolunun Hasanaliler Mah.ne ayrılan asfalt tali yolun 5. Km.sinde ulaşılan Hasanaliler Köyü'nün 1.5 Km. batı-güneybatı yönündedir.125 metre derinliğinde bir düdendir. ÇUKURPINAR MAĞARASI (DÜDEN) Anamur ilçesi, Sugözü Köyü hudutlarında yer alır.İlçe merkezine 46 km. uzaklıkta olup,1880 m. yükseklikte Taşeli Platosundadır.Mağaraya giden yol stabilizedir.1990 yılında bulunan ve Türkiye'nin en büyük mağarası olduğu söylenen bu mağaranın tahmin edilenden de büyük olabileceği söylenmektedir. Son araştırmalara göre 1450 m.'ye kadar inilmiştir.Şimdiki araştırmalara göre dünyanın ikinci büyük mağarasıdır. Henüz ziyaretçilere açılmamıştır. ÜĞÜ MAĞARASI Anamur ilçesi, Güneybahşiş Köyündedir.İlçe Merkezine 12 km. uzaklıkta olup, Toros Dağlarındadır.Ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır.Yaklaşık 5 km.lik kısmı stabilize kaplıdır. Mağara 3.zamanın miyosen devri kalkerlerinden oluştuğu ve mağaraya 3 m. çapında dairesel formda bir delikten girilmektedir.Mağara içi,birbirine geçit veren beş ayrı bölümlü olup,toplam 450 m. uzunluğundadır.Tavan yüksekliği 10-20 m.dir.Altı adet göl vardır.Henüz ziyaretçilere açık değildir. BİCİKLİ MAĞARASI Anamur ilçesi,Abanoz Yaylasındadır.İlçe merkezine 60 km. uzaklıkta olup,1500 m yüksekliktedir.Yolu asfalt kaplıdır.Mağara 700 m. uzunluğunda ve yedi bölümden oluşmaktadır.İçindeki sarkıtların memeye benzemesi ve uçlarından su damladığı için Bicikli adı verilmiştir. MEHRİBAKAN MAĞARASI Çamlıyayla ilçesi,Sebil Beldesi Yukarı Suçatı mevkiindedir.Sebil Kasabasına 45-50 km. uzaklıkta olup,45 km. orman yolu sonunda 3-4 km. patika keçi yolu ile ulaşılır.Dağlık ve sarp kayalıklardadır.Tabii,doğal bir mağaradır.Uzunluğu 50-60 m. olup, genişliği 35-40 m.yi bulmaktadır.Tarihi bir mağaradır. HACI SARININ MAĞARASI Çamlıyayla ilçesi, Sebil Beldesi,Çandık Kalesi mevkiindedir.Sebil Kasabasına uzaklığı 55 km. olup,yaklaşık 50 km. orman yolu sonunda 4-5 km. patika keçi yolu ile ulaşılan mağara dağlık bir alandadır.Tabii ve doğal bir mağara olup, 3-4 m. genişliğindedir.150-200 m. uzunluğundaki mağaranın sonu görünmez. SAYDİBİ MAĞARASI Çamlıyayla ilçesi,Sebil Beldesinde Cehennem Deresi çayının doğduğu yer olan Gövbürlek Mevkiindedir.Sebil kasabasına 80 km. uzaklıkta olup,50 km. orman yolu,30 km. ırmak boyu yaya keçi yolu ile ulaşılır.Tabii,doğal mağara olup,uzunluğu yaklaşık 200-250 m. dir. 4-5 m. genişliğindeki mağaranın içerisi su ile Irmak suyunun en aza indiği dönemlerde mağaraya girilebilir. KARAİN MAĞARASI Çamlıyayla ilçesi,Sebil Beldesi, Zevzekdibi Mevkiindedir. Sebil Kasabası-Çamlıyayla anayolunun 400 m. yukarısında ulaşımı kolay bir yerdir.Tabii,doğal bir mağara olup,tahmini uzunluğu 200-250 m., genişliği 10-15 m. kadardır.(Aynı mevkide aynı özellikleri taşıyan 2 adet mağara daha bulunmaktadır.) DEREKÖYÜ KUZEYİ MAĞARASI Mut İlçesi, Dereköyünde bulunmaktadır.Mut'a 40 km., Dereköyüne 2 km. uzaklıkta olup,yolu ham topraktır.Araştırma yapılmamıştır. Yamaç Paraşütü MERSİN VE ÇEVRESİNDEKİ UÇUŞ TEPELERİ
GELİNCİK TEPESİ TEPE ADI : Büyük Gelincik YERDEN YÜKSEKLİĞİ: 260 metre KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun, pist yeterli ve geniştir. YOL DURUMU : Şehir merkezinden tepeye kadar yol vardır. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde günün her saati uçulabilir. İNİŞ YERLERİ : Tepenin dibinde çeşitli iniş yerleri vardır. Yer yer ağaçlar ve üzüm bağları vardır. İniş anında bunları göz önünde bulundurulması gerekir Not: Şehir merkezine 15 km. uzaklıktadır. ASLANKÖY YAYLACIK TEPESİ TEPE ADI : Yaylacık YERDEN YÜKSEKLİĞİ: 620 metre. KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun, geniş bir pist var. YOL DURUMU : Aslanköye kadar asfalt yol var. Ondan sonra yol tepeye kadar stabilizedir. Mersin'e uzaklığı 60 km. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde, öğleden sonra rüzgar ve termikler artıyor. İNİŞ YERLERİ : Oldukça geniş iniş alanları vardır. TARSUS KARTAL TEPE TEPE ADI : Kartal tepe. YERDEN YÜKSEKLİĞİ : 90 METRE KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun, pist yeterlidir. YOL DURUMU : Şehir merkezinden tepeye kadar yol vardır. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde kuzey ve doğu istikametinde rüzgar estiği zaman uçuşa elverişlidir. İNİŞ YERLERİ : Tepenin dibinde çeşitli iniş yerleri vardır. Bu tepe eğitim uçuşları için uygundur Not: Tarsus şehir merkesine 10 km. dir. TARSUS ÇANAKTEPE TEPE ADI : Çanaktepe YERDEN YÜKSEKLİĞİ : 110 metre. KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Eğim fazla ve dik. YOL DURUMU : Tarsus'tan tepenin dibine kadar asfalt yol var. Tepeye yürüyerek 10 dk. çıkılır. RÜZGAR DURUMU :Genelde limitler dahilindedir. Öğleden sonra uçuşa daha uygundur. İNİŞ YERLERİ : Gölün kenarındaki tarlalara inilebilir. Bu tepe eğitim uçuşları için uygundur. Not: Tarsus şehir merkezine 13 km. dir. TARSUS -ESHAB-I KEHF TEPE ADI : Eshab-ı Kehf YERDEN YÜKSEKLİĞİ : 250 metre KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun. pist kısa ve kayalık. YOL DURUMU : Şehir merkezinden tepeye kadar yol vardır. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde öğleden sonra rüzgar ve termik şiddetleniyor. Sadece güney-batı yönünde uçuş yapılabilir. İNİŞ YERLERİ : Tepenin dibinde çeşitli iniş yerleri vardır. Yer yer ağaçlar,cami ve satış standları vardır. İniş anında bunları göz önünde bulundurulması gerekir. Not: Tarsus şehir merkezine 8 km.dir. ERDEMLİ-AKPINAR KÖYÜ/ GÖKTEPE TEPE ADI : Göktepe YERDEN YÜKSEKLİĞİ : 600 metre KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun. Pist çok geniş ve yeterlidir. YOL DURUMU : Şehir merkezinden tepeye kadar yolu vardır. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde günün her saati uçulabilir.Öğleden sonra rüzgar ve termikler artabilir. İNİŞ YERLERİ : Tepenin dibinde çeşitli iniş yerleri vardır. Yer yer ağaçlar vardır. İniş anında bunları göz önünde bulundurulması gerekir. Not : Erdemli şehir merkezine 45 km. uzaklıktadır. ADANA- KABASAKAL TEPE ADI : Kabasakal YERDEN YÜKSEKLİĞİ : 280 Metre KALKIŞ YERİ EĞİMİ : Uygun, pist yeterli YOL DURUMU : Şehir merkezinden tepeye kadar yol vardır. RÜZGAR DURUMU : Genelde limitler dahilinde doğu yönünde uçulabilir. İNİŞ YERLERİ : Tepenin dibinde çeşitli iniş yerleri vardır. Yer yer ağaçlar vardır. İniş anında bunları göz önünde bulundurulması gerekir. Ayrıca bu tepenin iniş yerinde çoban köpeklerine dikkat etmek gerekir
|