Ankara

I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti savaştan yenilgiyle ayrılınca; Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşını başlatan en büyük adımı Ankara'da atmış, ilk ulusal meclis burada açılmış, Kurtuluş Savaşı Ankara'dan yönetilmiştir. Savaş sonucunda Türk Milleti bağımsızlığını tekrar kazanmış, 13 ekim 1923'te  Ankara yenikurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmuştur.

Elmadağ Kayak Merkezi

Elmadağ Kayak Merkezi Ankara sınırları içinde, Elmadağ`ın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. Kent merkezine yakınlığı avantajıdır. Ankara`ya 18 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkündür. Kayak merkezi Elmadağ`ın kuzey yamaçlarında, 1500-1850 m. yükseklikler arasında bulunmaktadır. Pistler ağaçsızdır ve alpin çayırlarla kaplıdır.

Kızılcahamam Kaplıcası : Suyun ısısı; büyük kaplıca kaynağında 47 °C, küçük kaplıca kaynağında 44 °C, Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 °C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 °C, Şey Hamamı kaynağında 43 °C, Acısu kaynağında 37 °C’dir. Su fiziki ve kimyasal bileşim olarak hipertermal, hipotonik sular sınıfındadır. Tesislerden içme ve banyo kürleri şeklinde yararlanılmaktadır. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma üzerinde etkilidir. Alan çevresinde konaklama tesisleri mevcuttur.

Kızılcahamam Şey Hamamı Termal Turizm Merkezi : Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde Güvem bucağının 2 km. batısındadır. Suyun ısısı 43 °C’dir. Su kimyasal bileşim olarak bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksiti ve florürlü bir bileşime sahiptir. Termal tesislerden içme ve banyo kürleri olarak yararlanılmaktadır. Termal suların romatizma, eklem ve kireçlenme, mide ve bağırsak, kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, karaciğer ve safra kesesi, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Tesis çevresinde konaklama tesisleri bulunmaktadır.

Ayaş İçmesi ve Kaplıcası : Sıcaklık derecesi 51 °C’dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

Ayaş Karakaya Kaplıcası : Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 °C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır.

Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri : Beypazarı ilçesindedir. Su kaynaklarından kaplıca ve içme olarak yararlanılmaktadır. Su sıcaklığı 31-52 °C’dir. Kaplıca suyu klorürlü, sülfatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Cilt hastalıkları, karaciğer, safra kesesi, pankreas, damar sertliği rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Çubuk Melikşah Kaplıcası : Ankara`ya 30 km. uzaklıkta Çubuk ilçesindedir. Suyun sıcaklığı 31 °C‘dir. Kaynak suları kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içermektedir.

Haymana Kaplıcası : Ankara`ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 °C’dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.

Rüzgar Sörfü : Sarıyar Barajı ve Çamlıdere Baraj Gölü rüzgâr sörfü yapmaya elverişlidir.

Bizans Dönemi Mağaraları : Güdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunmaktadır. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Dağın içini oymak suretiyle yapılan bu mağaralarda, merdivenlerle kat kat yukarılara çıkılmaktadır. İç Anadolu`daki Ürgüp-Göreme mağaralarına benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda burası, merkezi bir yerdeki kilisesi ile bir köy topluluğunu andırmaktadır. Kirmir Çayı’nın zamanla altını oyduğu dağın parçalanmasıyla yukarı katlara çıkan merdivenlerin bazıları, açıkta kalmış tarihi bir görünüm arz etmektedir.

Tuluntaş Mağarası : Ankara`ya 15 km. uzaklıkta Gölbaşı ilçesindedir. İncek, Hacılar ve Tuluntaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Uzunluğu 5 km., genişliği 1-1.5 km., yüksekliği 30-40 m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.

Müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi`nin dış duvarının güneydoğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri de Kurşunlu Han’dır.

Ankara`da ilk müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale olarak isimlendirilen burcunda kurulmuştur. Müze yapısı 1968 yılında son şeklini almıştır. Bu gün idari bina olarak kullanılan Kurşunlu Han’da araştırmacı odaları, kütüphane, konferans salonu, laboratuar ve iş atölyeleri yer almakta, Mahmut Paşa Bedesteni ise teşhir salonu olarak kullanılmaktadır.

Bu gün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik çağdan başlayarak günümüze kadar Osmanlı devrinin bu tarihi mekanlarında kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

Etnografya Müzesi

Eskiden bayram namazlarının kılındığı, Milli Mücadele yıllarında önemli ulusal törenlere sahne olan Namazgah Tepesi, 15 Kasım 1925 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden Milli Eğitim Bakanlığı’na müze yapılmak üzere bağışlanmış, Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından 1925 yılında yapımına başlanarak 1927 yılında tamamlanmış, 18 Temmuz 1930 tarihinde Atatürk’ün isteği üzerine halkın ziyaretine açılmıştır.

21 Kasım 1938 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle müzenin iç avlusu Atatürk’ün geçici kabrine ayrılarak  naaşı, 1953 yılında Anıtkabir’e nakline değin, burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk’ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmakta ve üzerindeki mermer yazıtta “Burası 10.11.1938’de sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938’den 10.11.1953’e kadar yattığı yerdir” yazısı yer almaktadır.

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Ankara Ulus Meydanı`nda bulunan ve günümüzde " Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla işlev görmekte olan binanın yapımına, 1915 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti Kulüp binası olarak başlanmıştır. Yapının planı, Evkaf Mimarı Salim Bey tarafından hazırlanmış, inşaasına Kolordu Askeri Mimarı Hasip Bey nezaret etmiş, Kurtuluş Savaşı sonrasında onarım ve tamamlanmasını I. dönem Bursa Mebusu Necati Bey gerçekleştirmiştir. I. Milli Mimarlık döneminin Ankara`daki ilk örneklerinden olan yapı, devrinin tüm özelliklerini taşımaktadır

Cumhuriyet Müzesi

1923 yılında mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası Mahfeli ( Toplantı Binası) olarak tasarlanan ve inşa edilen yapının, daha sonra işlevi değiştirilmiş ve 29 Ekim 1924 tarihinde Cumhuriyetin l. yıl dönümü burada kutlanmıştır.
1924-1960 yılları arasında II.TBMM olarak işlevini sürdüren bina; devletin 36 yıl boyunca yönetildiği, genç Türkiye Cumhuriyeti`nin gelişmesinde çok önemli kararların alındığı, çağdaş kanunların çıkartıldığı, Türkiye`nin uluslararası alanda etkinlik ve saygınlığını artıran antlaşmaların yapıldığı, Atatürk İlke ve İnkılapları’nın gerçekleştirildiği, çok partili demokratik sisteme geçişin sağlandığı, II.Dünya Savaşı`nın güç yıllarının atlatıldığı son derece önemli tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik ve politik gelişmelerin yaşandığı bir yapıdır.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Büyük Önder "ATATÜRK"ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet KOYUNOĞLU tarafından projelendirilerek, 1927 yılında inşa edilmiştir.

Cumhuriyet Devri Müzesi

Atatürk`ün doğumunun 100. yılında, Ulu Önderimizin anısına armağan olmak üzere ve Cumhuriyetin sembolü olarak 2302 sayılı Kanun kapsamında yapımına karar verilen, temeli 29 Ekim 1981 günü atılan, 27 Aralık 1987 tarihinde hizmete açılan Atatürk Kültür Merkezi kompleksinin orta bölümünde yer alan Cumhuriyet Devri Müzesi üç kat ve "Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimleri Müzesi" ile "Bilim-Teknoloji ve Tabiat Tarihi Müzesi" olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır.

Gordion Müzesi

Frig Krallığı’nın başkenti Gordion`un kalıntıları, Ankara Eskişehir karayolu ve Sakarya ile Porsuk nehirlerinin birleştiği yerin yakınında, Polatlı`nın 29 km kuzeybatısında, Ankara`ya 94 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Anıtkabir 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe’de (Anıttepe) seçilmiş ve 1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yapımı için Serbest Proje Yarışması düzenlenmiş, yarışma için hükümet tarafından uluslararası alanda tanınmış yerli ve yabancı sanatçılarca ve Bayındırlık Bakanlığı’nca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri oluşturulmuştur. Yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 47 adet proje katılmıştır. 18 Kasım 1943 tarihinde Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden’in projelerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 9 Ekim 1944 tarihinde törenle temeli atılan Anıtkabir’in inşaası 9 yıllık bir süre içinde dört aşamalı olarak yapılmıştır. Anıtkabir, Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasında II. Ulusal Mimarlık dönemi olarak adlandırılan dönemin özelliklerini taşımaktadır. Yaklaşık 750.000 m2’lik bir alanı kaplamakta olup Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır

Anıtkabir Atatürk Müzesi
 Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılap kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. 21 Haziran 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk’ün kullandığı eşyalar, kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk’ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, ve Sabiha Gökçen’in müzeye armağan ettikleri Atatürk’e ait eşyalar da sergilenmektedir.

Alagöz Karargâh Müzesi:

Polatlı İlçesi Alagöz Köyündedir. Anıtkabir Komutanlığı`na bağlıdır. Atatürk`ün Sakarya Savaşı`nı idare ettiği çiftlik evi 10 Kasım 1968 tarihinden beri müze olarak hizmet vermektedir.

Hava Müzesi:

Müzede, çeşitli maketler, fotoğraflar, belgeler, pilot giysileri ve uçuş ekipmanları sergilenmektedir.

Topçu ve Füze Okulu Müzesi:

Özel emirle ziyaret edilebiliyor. Üç bölümden oluşan müzede, değişik cins ve çapta toplar, kıyafetler, harp araç ve gereçleri sergilenmektedir

Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi:

Pazar ve Pazartesi dışında hergün, 08.30-17.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Eski adıyla `Direksiyon Binası` olarak anılan yapı, 1964 yılında düzenlenerek müzeye dönüştürülmüştür. Müzenin alt katında, demiryolları ile ilgili belgeler, hat açılışlarında kullanılan makaslar, değerli eşyalar, kimlik kartları, bilet ve maketler sergilenmekte; üst katında ise Atatürk`ün konuk kabul odası, çalışma ve yatak odası ile banyosu yer almaktadır. 

TCDD Müzesi:

1924 yılında “Ankara Oteli” olarak yapılan bina, 1990 yılındaki restorasyonun ardından sanat galerisi ve demiryolları müzesi olarak hizmete açılmıştır.

Ören Yerleri

Roma Hamamı : Ulus Meydanı’ndan Yıldırımbeyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Yapılan kazılar sonucunda hamamın iki bölümden oluştuğu anlaşılmıştır. Palaestra dört tarafı revaklarla çevrilmiş, yaklaşık kare planlı büyük bir alandır. Kapalı kısımlar ise palaestra’ya bir bütün olarak bağlıdır ve frigidarium (soğuk kısım), tepidarium (ılık kısım) ve kalidarium (sıcak kısım) olarak adlandırılan üç ana kısımdan oluşmuştur. Ayrıca çeşitli avlular, külhan olarak adlandırılan ocaklar servis kısımları ve su depoları ile yapı anıtsal bir bütün haline getirilmiştir. Ankara’daki Roma Hamamı’nın bugün görülebilen kalıntıları alttaki ısıtma katları ile servis kısımlarıdır. Hamamda yapılan kazılar sonucunda ele geçirilen sikke ve yazıtlar ile Korinth başlıkları gibi mimari buluntulardan yapının İmparator Karakalla döneminde (211-217) inşa edildiği ve Bizanslılar döneminde de onarılarak kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Son yıllarda kısmen restore edilmiş olan Roma Hamamı’nın palaestrasında bugün Roma devri Ankara’sından toplanmış olan yazıtları kapsayan zengin bir koleksiyon sergilenmektedir.

Augustus Tapınağı : Eski çağlardan günümüze kalmış yapıların en önemlilerinden birisi olan Augustus Tapınağı Ulus’ta Hacı Bayram Camii’nin bitişiğindedir. Augustus Tapınağı, Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır. Tapınağın duvarlarında, İmparator Augustus tarafından, ölümünden önce vesta rahibelerine teslim edilen dört belgeden, yaşamı boyunca yaptığı işleri anlatan sonuncu belge “Index rerum gestarum” adlı belge Yunanca ve Latince yazılmış olarak yer almaktadır. Tapınak kısa yanlarında 8, uzun yanlarında ise 15 sütunu kapsayan Korinth düzenindeki bir peristasis ile çevrilmiştir. Bu sütunlarla birlikte tapınağın kapısı önünde 4, arkada 2 adet sütun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Kapının yüksekliği 8.4 m., genişliği 3.34 m’dir. Bu büyük ve görkemli kapıdan kutsal yapının iç bölümüne ve pronaos denilen üstü kapalı bir geçide gelinir. Augustus’un yaşamını anlatan Latince metin pronaosun iki duvarının iç yüzlerinde yer almaktadır. Yunanca yazıt ise cellanın güneybatıdaki duvarının dış yüzünde bulunmaktadır. Tapınağın öteki ucunda ise anteler arasında Korinth düzeninde iki sütunu bulunan opisthodomos yer alır. Tapınak, 5. yüzyılda Bizans döneminde çeşitli eklemeler yapılarak, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Güneydoğu duvarında görülen üç pencere bu dönemden kalmadır. 15. yüzyılın başlarında tapınağın kuzeybatı köşesine bitişik bir şekilde Hacı Bayram Camii inşa edilmiştir.

Julien Sütunu : Ulus’ta, Defterdarlık ve Valilik binası arasındaki küçük meydanda bulunmaktadır. Kare bir kaide üzerinde üst üste kurulmuş daireler şeklindeki tuğlalardan yapılmış olan 15 m. yükseklikteki sütun, Bizans dönemi Korinth başlığı ile sona ermektedir. Sütunun 362 yılında İmparator Julien’in Ankara’yı ziyareti anısına dikilmiş olduğu düşünülmektedir.

Gâvurkale : Ankara’nın 60 km güneybatısında Haymana yakınında bulunan bir kaya kabartmasıdır. Kabartmada üç tanrı figürü tasvir edilmektedir. Kayalık bir bölgede olan Gâvurkale, Hitit döneminde yüksek ve düz bir alan elde etmek için düzenlenmiştir. Vadiye bakan kayanın yüzüne çok silik olarak görülebilen, oturan bir tanrıça ve karşısında ayakta duran iki tanrı figürü kazınmıştır. Yüzeyin 2 m aşağısında mezar odası kalıntıları mevcuttur.
 
Külhöyük : Haymana ilçesi Oyaca Kasabası yakınındadır. Orta büyüklükte höyüklerden olan Külhöyük`te, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nün başkanlığında kazı çalışmaları yapılmaktadır. Höyüğün, yaklaşık 8 km batısında bulunan Hitit kült merkezi Gâvurkale`ye olan yakınlığı buranın önemli bir Hitit yerleşim merkezi olabileceğine işaret etmektedir. Hititlerde önemli bir mimari gelenek olan monümental potern mimarisi, aynı tarzda yapılmış bir gizli sarnıç ve Eski Tunç Çağı’nın başına tarihlenebilecek buluntular elde edilmiştir.

Kütüphaneler

  Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı olarak il sınırları içersinde biri çocuk kütüphanesi olmak üzere toplam 40 kütüphane bulunmaktadır. 2006 yılı sonu itibariyle toplam 792.485 eserin yer aIdığı kütüphanelerimizin 40’ı faal  durumdadır.

Yenimahalle İlçe  Halk Kütüphanesi Müdürlüğü’ne bağlı olarak bir adet Gezici Kütüphane bulunmakta olup 17 semte hizmet vermektedir.


Tiyatrolar

  İlimizde 7’si özel, 7’si devlet olmak üzere 14 tiyatroda 2006 yılında toplam 1.225 eser sahnelenmiştir

 
  Anasayfa     Pansiyonlar     Ücretsiz! Pansiyon Ekle  

Pansiyon Ara Bul Bir Favori Bilişim Hizmetidir
Top